MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Beraat
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nın 102/3, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, bozma ilamından sonra soruşturma izni için durma kararı verildiği 26.02.2015 ile soruşturma izninin kesinleştiği 28.07.2015 tarihleri arasındaki sürede CMK’nın 223/8. maddesi gereğince durduğu gözetilerek, dava zamanaşımının suçun işlendiği 22.11.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 07.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy