MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte belge düzenlemek, defter ve belgeleri ibraz etmemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
I. Sanık ... hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 14/06/2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 27/10/2014 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II. Sanıklar ... ve ...'ın haklarında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek, defter ve belgeleri gizlemek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1. 2009 ve 2010 yıllarında sahte fatura düzenlediği iddia olunan ... … Ltd.Şti yetkilisi ve ortağı olan sanıkların, aldatılarak adlarına şirket kurulduğunu savunmaları, bununla birlikte ...'nun vergi denetmenince alınan 07.10.2010 tarihli beyanında arkadaşı ...'in maddi sıkıntıya düşmesi nedeniyle şirketi devraldığını beyan etmesi, sanıklardan ...'ın şirketi temsile yetkili olmaması, ...'nun ise 05.07.2010 yılında şirket yetkilisi olarak seçilmesi; 213 sayılı VUK'nın 227/3 ve 230. maddelerinde öngörüldüğü üzere anılan suçun oluşabilmesi için düzenlenen sahte faturaların yasada öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesine rağmen, sanıkların düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, fatura asıllarından yeter sayıda temin edilip dosya arasına konulduktan sonra yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenerek, bu faturaları kullananlar belirlenip sanıklardan alıp almadıkları hususunda ifadelerine başvurulup, şirket tarafından kurum ve kuruluşlarla yapılan yazışmalar getirtilerek, fiili sevk ve idareyi kim ya da kimlerin yerine getirdiğinin belirlenmesinden sonra, gerekirse faturalardaki imza ve yazıların sanıklara ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre, ...'in 31.12.2009 tarihli yoklama fişinde imzasının bulunması, ...'nun ise vergi denetmenince alınan beyanı nazara alınarak, hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
2. ... hakkında defter ve belgeleri ibraz etmemek suçu için kurulan hüküm yönünden; 213 sayılı Kanunun 139/2. maddesinde incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenlerden birinin varlığı önceden belirlenmeden faaliyetini sürdüren mükelleflere defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatların hukuken geçerli olmayacağı cihetle, dosya arasında bulunan vergi suçu raporu ve ekindeki belgelerden defter ve belge istenmesine ilişkin yazının tebliğ edildiği 20.09.2010 tarihi itibariyle ...… Ltd. Şti'nin faal olduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından, incelemenin dairede yapılmasına imkan veren 213 sayılı Yasanın 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulup, buna ilişkin bir tespiti varsa belgesini dosyaya ibrazının istenmesi aksi takdirde, yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmayacağından atılı suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK.nun 325. maddesi uyarınca bozma kararının gerekçesine göre temyiz istemi reddedilen sanık ...'e de sirayetine, bozma nedenine göre sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, bu suçtan tahliyesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına, 28.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy