MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Asıl Karar: Mahkumiyet
Ek Karar: Temyiz talebinin reddine
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, CMK’nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca; hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli ve süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği cihetle, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 09.02.2010 gün ve 2010/6-26 ve 18 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın yokluğunda verilen 07.05.2012 gün 2011/14 Esas 2012/6 Karar sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararda temyiz başvurusunun şeklinin gösterilmemiş olması nedeniyle ek karara yönelik temyizin süresinde olduğunun ve 31.03.2011 günlü 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. maddesiyle değiştirilen Harçlar Kanunu'nun (1) sayılı tarifesinin mahkeme harçları bölümünün “Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmındaki “ Yargıtay ceza dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40,00 TL temyiz harcı alınacağına” ilişkin (b) fıkrasının 29.12.2011 gün ve 28157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarih ve 2011/54-142 Esas, Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal hükmünün 29.06.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz isteminin kabulü ile yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan 3167 sayılı Kanunun 16/1-3. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetine ilişkin eyleminin hükümden sonra 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile suç olmaktan çıkarılması karşısında TCK'nun 58. maddesinin uygulanma olanağının kalmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.