MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun soy bağını değiştirmek, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanık hakkında çocuğun soybağını değiştirme suçundan verilen hüküm yönünden;
Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanığa atılı suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA
2-Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan verilen hüküm yönünden;
5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine bir resmi belge oluşturulması ve bu belgenin beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, suç tarihinde hamile olan ve ... Cerrahi Tıp Merkezinde doğumu gerçekleşen ...'in, ...'a ait kimlik bilgilerini kullanarak hastane kayıtlarında işlem yaptırmak sureti ile sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği iddia olunan kamu davasında; özel hastane çalışanları kamu görevlisi olmadıkları gibi muayeneye gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetlemenin hastane yetkililerinin görevi olduğu, sanık ...'in hastaneye verdiği kimlik bilgilerinin doğru olup olmadığı hususunun basit bir incelemeyle tespit edilebileceği, zira görevliler tarafından sonradan yapılan kontrolde durumun kolaylıkla farkına varıldığı, bu nedenle sanığın hastane yetkililerini aldatabilecek, hile oluşturabilecek nitelikte bir davranışı bulunmadığı, ayrıca belgeyi düzenleyen kurumun resmi değil özel bir kurum olması da gözetildiğinde, resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, sanığın sübuta eren eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 207/1. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy