MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1)Sanığın "2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma" suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; 20.12.2011 tarihli vergi suçu raporunda, suça konu faturaları düzenleyen mükellefler yönünden vergi tekniği raporları hazırlandığı belirtilmesine rağmen bu vergi tekniği raporlarının dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; faturaları düzenleyen ... Nakliyat Gıda Turizm İnşaat San. Tic Ltd. Şti, ... Yapı İnş. Haf. .... Proje Metal Ür. İnş. Malz. Ltd. Şti, .... İnş. Yapı Malz. Nakl. San. Tic. Ltd. Şti, ... ... Hırd. İnş. Nakl. Yapı Ahşap Ür. San. Tic. Ltd. Şti, ... İnşaat Peyzaj Orman Ürünleri ve ... Turz. Otom. Gıda İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti yetkilileri hakkındaki vergi tekniği raporlarının getirtilmesi, bu şirket yetkilileri hakkında belirtilen takvim yıllarında “sahte fatura düzenleme” suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi ve toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2)Kabule göre de;
a)Sahte faturaların en son 2008 yılının Aralık ve 2009 yılının Kasım aylarında KDV indiriminde kullanıldığı gözetilerek, 25.01.2009 ve 25.12.2009 olması gereken suç tarihlerinin, gerekçeli karar başlığında 2008-2009 olarak yanlış yazılması,
b)5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler yönünden infaz tarihine kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy