MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sahtecilik suçlarının mağduru, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olup, askerlik borçlanması için düzenlenen belgenin SGK'ya ibraz edilerek kullanılması olayında, yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçundan SGK'nun doğrudan zarar görmesi ve kamu davasına katılma hakkı bulunması ve verilen katılma kararının hukuken geçerli olması karşısında, tebliğnamedeki red isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1) Olay tarihinde...Askerlik Şubesinde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak sivil memur statüsünde çalışan sanığın düzenlemekle görevli olduğu askerlik süre belgesini gerçeğe aykırı şekilde düzenlediğinin iddia olunması karşısında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciden soruşturma izni alınmadan genel hükümlere göre açılan davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Sanık hakkında UYAP ortamında yapılan araştırmada, benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle derdest kamu davaları bulunduğu anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda ve fiil tarihleri de dikkate alınarak; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kasıtla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme biçimde işlenmiş tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu dosyanın benzer nitelikteki ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/40 esas sayılı dosyası ile varsa benzer eylemler nedeniyle açılmış başka davaların akıbeti araştırılıp mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, aksi halde özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin intikal ettirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
b) 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy