MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle; suça konu sürücü belgesi duruşmaya getirtilerek aldatma kabiliyeti hususunda incelenip, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Suç tarihi itibarıyla sanığın adli sicil kaydında yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamlar mevcut olup, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında vurgulandığı üzere, kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm niteliğinde olmadığı, dolayısıyla suç tarihi itibarıyla sanığın kasten suç işlediğine dair kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenen 2. cümle hükmünün suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği gözetilmeden, hükmolunan hapis cezası yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşması nedeniyle ertelenen sanık hakkında ''Sanığın adli sicil sabıka kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamlar bulunduğu anlaşıldığından sanık hakkında takdiren CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına'' biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.