MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Şikayetçi kurum vekilinin katılma talebinde bulunduğu ancak mahkemece bu hususta bir karar verilmediği dosya kapsamından anlaşılmakla; suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan şikayetçi kurumun yasa yollarına başvuru hakkı bulunduğu cihetle atılı suçtan zarar gören şikayetçi kurumun CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılmış olmaları nedeniyle, suç tarihi “21.01.2006” olacağından, gerekçeli karar başlığında "2005" olarak yanlış yazılan suç tarihinin, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde
öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy