MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 15.12.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede;
Temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan tayini durumunda 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının 765 sayılı Yasa'da bulunmaması nedeniyle mevcut uygulamanın açıkça lehe olduğu anlaşıldığından lehe yasa karşılaştırması yapılmamasındaki isabetsizlik bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın, ... isimli şahıstan aldığını iddia ettiği suça konu belgeyi bankaya ibraz etmesi sonucu .çekin sahte olduğunun tespit edildiği eylemde; sanığın ... isimli şahısla ilgili her hangi bir kimlik bilgisi ve adres verememesi, çekin arkasında ...'in cirosunun bulunmaması, sanığın suça konu belgenin hangi hukuki ilişkiye dayanarak eline geçtiğini ispat edememesi, buna ilişkin belge ve defter sunamaması karşısında; dosya içerisine alınan belge üzerindeki gözlem neticesinde, yapılan sahteciliğin aldatıcı niteliğinin olduğu da değerlendirilerek, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.02.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy