MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Asıl Karar: Mahkumiyet, Ek karar: Sanık ...'ın temyiz talebinin reddi
I) Sanık ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ve müdafiinin yüzünde 21.03.2014 tarihinde verilen hükmü, sanığın 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 17.06.2014 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 315. maddesi yerine CMK.nun 297. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan, 25.09.2014 gün, 2012/336 esas, 2014/225 karar sayılı Ek Karardaki "CMK.nun 297 maddesi" ibaresi çıkartılarak yerine "5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 315. maddesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan 25.09.2014 günlü "temyiz talebinin reddine" ilişkin ek kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık ...'in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme gözetilip sanığa önödeme önerisinde bulunulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, dosyada fotokopisi bulunan sözleşmelerin aynı tarihli olduğu anlaşılmakla, tek bir özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiğinin ancak belge sayısının 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınabileceğinin gözetilmemesi,
3- Adli emanetin 2012/1617 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.ye gönderilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, gerekçesine göre bozma kararının CMUK.nun 325.maddesine göre temyiz talebi reddedilen diğer sanığa sirayet ettirilmesine, 01.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.