MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Adli emanetin 2011/126 sırasında kayıtlı bulunan faturaların dosyada delil olarak saklanmasına mahallinde karar verilmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında 2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; mahkemenin hüküm fıkrasında vergi suçu mütalaası ve iddianame ile uyumlu şekilde VUK Kanunu'nun 359/b-1 maddesi gereğince mahkumiyet kararı vermesi ve kararın gerekçesinde ve sanığın sahte fatura kullanma eylemini işlediği yönündeki kabulü sebebiyle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiş ve suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı yasanın 276. maddesiyle değişik 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının 3 yıl hapis olduğu gözetilmeden, temel cezanın değişiklikten önceki 359/b-1. maddesi uyarınca 18 ay olarak tespiti suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ile derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy