MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura kullanmak eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve TCK.nın 43.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Davaya konu faturaların 2005 takvim yılı için, KDV ile kurumlar vergisinde kullanıldığının anlaşılması karşısında, suç tarihi olan 16.04.2006 yerine, gerekçeli karar başlığında "2010" yazılmış olması,
3-Sanığın, temyiz dilekçesi ekinde, hüküm tarihinden önce 29.4.2011 tarihinde, 6111 sayılı yasa kapsamında, vergi borçlarını yapılandırdığına dair belgeler sunmuş olması ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 9. fıkrasında "Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getirmediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen giderilmesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir" hükmü karşısında; katılan kurumdan ,zararın giderilip giderilmediği sorulması ve hukuksal durumunun belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine, sabıkası bulunmayan ve hakkında TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanıp “bir daha suç işlemeyeceği kanaati ile” hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, "kamu zararını gidermediği" biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy