MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
1-Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yetkilisi olduğu bayide düzenlenen 24/07/2009 tarihli sözleşmede müşteki adına atılı imzanın sahte olduğu yönünde kati bilirkişi raporu mevcut olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarına gelince;
Sanıkların, müşteki adına sahte abonelik sözleşmeleri ile GSM hattı çıkartarak yüklenen özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia edilen kamu davasında,19.03.2011,17.08.2011ve 27.01.2012 tarihli suça konu sözleşmelerin düzenleme ve aktivasyon işlemlerinin sanıkların işlettikleri bayilerce yapıldığı, üzerilerinde bayilerine ait kaşelerinin bulunduğu, müşteki adına atılı imzaların ise müşteki eli ürünü olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla suçtan elde edilen menfaatin sanıklara ait olacağı dikkate alındığında eylemin sübut bulduğu gözetilerek hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, önödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy