MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık hakkında sahte fatura düzenlediği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın, sahte fatura düzenlemediğini, şirketin diğer ortağı olan ... tarafından düzenlenmiş olabileceğini beyan etmesi, ayrıca sahte fatura düzenlemek suçunda suçun maddi konusunun fatura oluşu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de, alım-satım ya da hizmet ifasının belgesi olan faturaların, Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin de dosya içerisinde bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından, suça konu fatura asılları ya da onaylı suretlerinin duruşmaya getirtilip incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi; sanığın savunmasında adı geçen ... ...’un CMK’nın 48. maddesi hatırlatılarak tanık sıfatıyla beyanının alınması; faturalardaki yazı ve imzaların ... ve sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması; faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık olarak dinlenip, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının ve sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması; toplanan tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) İddianamede sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması talep edilmediği halde 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, belirtilen maddenin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) TCK'nın 62. maddesinin uygulanması sırasında 20 ay hapis cezası yerine 22 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,
c) Hakkında erteleme hükmü uygulanan ve kasıtlı suçtan engel mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında öncelikle 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılmaması,
d) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy