MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Defter ve belgeleri gizlemek suçu nedeniyle mahkumiyet
2007 ve 2008 yıllarında sahte fatura düzenlemek suçu nedeniyle beraat
A- Defter ve belgeleri ibraz etmeme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında; hakkında tahdiri indirim uygulanıp, ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkemeye olumlu kanaat geldiğinden cezası ertelenen ve suç tarihinde engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında yasanın aradığı objektif ve sübjektif şartlar karar yerinde tartışılmadan, kamu zararının giderilemediği şeklindeki hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre;
a) Uygulama maddesinin " 5728 sayılı Yasa ile değişik 213 sayılı Yasanın 359/a-2 maddesi" olarak gösterilmesi gerekirken " 213 sayılı Yasanın 3259/a-1 maddesi " şeklinde hatalı gösterilmesi,
b) Defter ve belgelerin ibrazı için tebligatın yapıldığı 19.08.2009 tarihini izleyen 16. gün olan “04.09.2009” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi,
c) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarının alt soy dışındakiler için uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
B- 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.04.2010 tarihli iddianamesi ile “sahte fatura kullanma” suçundan dava açıldığı, “sahte fatura düzenleme” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura düzenleme" ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği; 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olduğu ve her takvim yılı içindeki eylemlerin ayrı suçları oluşturduğu da gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde dava açılmayan sahte fatura düzenleme suçundan tek beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy