MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Asıl karar: Mahkumiyet, Ek karar: Temyiz talebinin reddi
Yokluğunda verilen hükmün, sanığın duruşmada bildirdiği ... Mah. ... Cad. No: 5 İç kapı: 2 adresi yerine, daha önce tebligat yapılan adresine çıkarılan ve taşındığından bahisle tebliğ evrakı bila tebliğ iade edilen ... Mah. ... Cad. No: 5 İç kapı: 1 adresine Tebligat Kanununun 35. madde uyarınca yapılmasının, sanığın adres kayıt sisteminde kayıtlı ... Mah. ... Cad. No: 3 İç kapı: 1 adresine yapılması gerektiği gözetilmemesi nedeniyle usulsüz olup, sanığın 27.02.2011 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü ile geçerli bir tebligat olmadığı cihetle temyizin reddine ilişkin 30.12.2011 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü;
1- Sanığın yargılamanın tüm aşamalarında çalınma ve sahtecilikten haberdar olmadığını, sahte plaka ve tescil belgesi olan çalıntı aracı ...isimli kişiden kiraladığını, bu kişiye ait telefon bilgilerini verdiği, görevlilerce düzenlenen yakalama tutanağında, ...isimli kişi ile konuştuğu, görevlilere konuşması için telefonu uzattığı ancak telefonun karşı tarafça kapandığının belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, ...isimli kişi tespit edilerek beyanının alınması ve sanığın verdiği telefon numarasının kim tarafından kullanıldığının araştırılıp toplanan tüm deliller ışığında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu trafik tescil belgesi ve poliçe asıllarının getirtilerek duruşmada incelenmek suretiyle unsurları tam olarak taşıyıp taşımadıkları ve aldatıcılık niteliğini haiz olup olmadıkları hususundaki gözlemin duruşma tutanağına yazılıp, denetime imkan verecek şekilde belge asıllarının dosya içerisinde bulundurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy