MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın "2008 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanık ...‘ın savunmasında, faturalara konu alışverişlerin gerçek olduğunu beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, sanık müdafinin 11.07.2013 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ve Dairemize hitaben yazdığı 26.10.2016 havale tarihli dilekçesinde.... . Vergi Mahkemesi‘nin 06.06.2013 tarihli 2012/1148 Esas ve 2013/529 Karar sayılı ilamı ile suça konu faturalar nedeniyle tarh edilen vergi cezalarının faturaları düzenleyen .... hakkında yeterli ve gerekli inceleme yapılmadan, hukuken geçerli, objektif, somut tespitlerde bulunmaksızın varılan kanaat ve sonuç doğrultusunda ceza tarh edildiği gerekçesiyle iptaline karar verildiğini ve bu kararın Danıştay 9. Dairesi‘nin 05.11.2015 tarihli 2013/8154 Esas ve 2015/12272 Karar sayılı ilamı ile onandığını bildirmesi, faturaları düzenleyen .... hakkında .... 6. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 2012/134 Esas sayılı dosyası kapsamında sahte fatura düzenleme suçundan dava açıldığının görülmesi ve dosya içerisinde bir kısım ödeme belgesi suretlerinin mevcut olduğunun anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi bakımından; sanığın 2008 yılında kullandığı ve sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen .... hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan açılmış olan.....6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/134 Esas sayılı dava dosyası ile sanık müdafiinin dilekçelerinde belirttiği.....2. Vergi Mahkemesi‘nin 06.06.2013 tarihli 2012/1148 Esas ve 2013/529 Karar sayılı dosyaları getirtilip incelenerek özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaları düzenleyen .... in duruşmaya celbi sonrası, CMK‘nin 48. maddesi uyarınca yasal hakları hatırlatıldıktan sonra olayla ilgili olarak tanık sıfatıyla beyanına başvurulması, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden de, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları düzenleyen ve kullananların yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak, faturaları düzenleyen şirket ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sanık hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Suça konu en son 04.10.2008 tarihli olan faturanın, katma değer vergisi indiriminde kullanılmış olması nedeniyle "25.11.2008" olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında "2008" olarak eksik yazılması,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.01.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy