MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM: Mahkumyiet
Eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, 1412 sayılı CMUK'nın 311. maddesine göre inceleme mercii Yargıtay'ın ilgili Dairesi olduğundan, 09.05.2013 ve diğer ek kararlar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde; sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliği geçersiz olup sorguda belirttiği adrese (bilinen en son adresine) yapılmadan doğrudan Mernis adresine yapıldığı cihetle temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Sahte fatura düzenlemek suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında dosya içine faturaların konulmadığı görülmekle; suça konu her üç takvim yılına ilişkin faturalardan kanaat oluşturmaya yetecek sayıda temin edilip incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yetinilerek mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.