MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
I- Sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan 26.10.2007 gün 2007/148 Esas 2007/859 sayılı Karar ile verilen hapis cezasının TCK'nun 50/1-a maddesi uygulanmak suretiyle para cezasına çevrildiği, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, bu kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15/10/2010 gün 2010/13468 Esas 2010/11326 Karar sayılı ilamı ile CMK'nun 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun tartışılması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine kurulan hükümde hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, daha sonra sanığın yeni bir suç işlemesi sebebiyle dosya ele alınarak hükmün açıklandığı, ancak hürriyeti bağlayıcı cezada bırakıldığı cihetle, açıklanan hükümde hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmemesi suretiyle CMK'nun 326/son maddesine aykırı davranılması,
II- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, sahte belgenin en son kullanıldığı icraya verilme tarihi olan 20.10.2006 yerine 20.10.2005 olarak yanlış gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 10.05.2016 tarih, 2016/731 Esas, 2016/4278 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki iki sebepten muhalifim.
Sanığın TCK'nun 156/1, 62/, 53. maddeleri ile cezalandırılmasına dair yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında.... Sulh Ceza Mahkemesinin 03.03.2011 tarih 2010/1310 Esas, 2011/85 Karar sayı ile verilen hükmün CMK'nun 231/6 ve devamı maddelerince açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde yeniden suç işleyen sanık hakkında ..... Asliye Ceza mahkemesinin 21.09.2015 tarih, 2014/92 Esas, 2015/428 sayılı kararı ile hakaret eylemi ile TCK'nun 125/1, 4; 62/1, 52/2. maddeleriyle 1740 TL doğrudan adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verilmiş, buna rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu kararla ilgili olarak ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 10.05.2016
Full & Egal Universal Law Academy