MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
I) Sanık ... hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve ... hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK'nın 51/7. maddesinde "hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin" belirtilmesi karşısında; mahkemece "denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere uyarıya rağmen uymamakta ısrar etmesi nedeniyle tayin edilen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine" karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarındaki "...cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine," ibaresi çıkartılarak yerine "...cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine," denilmek suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanıklar ... ve ... hakkında 2005 ve 2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak, ... hakkında ise 2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1) Bozmaya uyulmasına karar verildiği halde, Dairemizin 18.06.2014 tarih, 2012/27192 esas, 2014/12080 karar sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere, Sanık ...'in şirkette sözde ortak olarak göründüğünü, sanık ...'nın da şirketle ve faturalarla alakasının bulunmadığını savunmaları, 2006 takvim yılında suça konu faturayı düzenleyen... İnş. ... (...) isimli kişi hakkında dosya içinde bulunan vergi raporlarının düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; bu şahıs hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılıp bu dava ile birleştirilememesi halinde, dava dosyası celp edilip özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturanın gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile, faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen kişi ile sanıkların ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılarak, şirket işlerinden fiilen sorumlu olan şahıs belirlenmek ve şirketin yasal temsilcisi ...'nın eylemine ... ve ...'nın ne şekilde iştirak ettikleri de açıklanmak suretiyle, toplanan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2-) Kabule göre de;
a. 5237 sayılı TCK'nun 51/7. maddesinde "hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin" belirtilmesi karşısında; mahkemece "denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere uyarıya rağmen uymamakta ısrar etmesi nedeniyle tayin edilen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine" karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm tesisi,
b. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı; sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy