Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 29.06.2015 gün ve 2015/13403/43024 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.07.2015 gün ve 2015/245837 KYB. sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 339/1. maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 30/06/2010 tarihli ve 2000/282 esas, 2010/254 sayılı kararının bir kısım sanıklar yönünden temyizen bozulması üzerine yargılamanın devam etmesi nedeniyle dosya sureti üzerinden yapılan incelenmesinde;
İzmir Gümrük Müdürlüğünde gümrük memuru (Kolcu) olarak görev yapan sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu görevi sebebiyle işlemiş olması nedeniyle, sanık hakkında 4483 sayılı kanun hükümleri doğrultusunda dava şartı olarak "‘soruşturma izni” alınmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan ve yargılama aşamasında atanan müdafii ile hiç yüz yüze gelmeyen sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün tebliğ edilmesi gerektiği, sanık ... için mahkemece 12.10.2005 tarihli celsede verilen ara karar üzerine, baroca Av. ...'ın müdafii olarak atandığının ve sanığın atanan bu zorunlu müdafiiden haberdar olmadığının anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma talebine konu kararın kesinleşip kesinleşmediği hususunda yapılacak denetime esas olmak üzere, sanık hakkında verilen incelemeye konu 30.06.2010 günlü mahkumiyet hükmün infazına başlanıp başlanmadığının, başlanmışsa aynı anda başka suçlardan da hükümlü bulunup bulunmadığının ilgili infaz savcılığından sorularak, müddetname tebliğ edilmişse buna ilişkin belgenin de dosya içerisine konulmasından sonra iadesinin temini için mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.