MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
I. Sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tekerrüre esas alınan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/118 esas, 2005/257 karar sayılı ilamına konu suçun işlediği tarihte sanığın 18 yaşından küçük olduğunun ve 5237 sayılı TCK’nin 58/5. maddesi uyarınca söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanık hakkında 2008, 2009 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1- 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; 213 sayılı Yasanın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaaya uygun olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.12.2013 tarih, 2013/22115 sayılı iddianame ile sanık hakkında, “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" suçlarından kamu davası açıldığı, “sahte fatura kullanma” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan "sahte fatura düzenleme" ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirine dönüşemeyeceği gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak sanık hakkında “2008, 2009 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması,
2- Kabule göre de;
a-Tekerrüre esas alınan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/118 esas, 2005/257 karar sayılı ilamına konu suçun işlediği tarihte sanığın 18 yaşından küçük olduğunun ve 5237 sayılı TCK’nin 58/5. maddesi uyarınca söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
b-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.