MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın, işletmekte olduğu işyerinin ruhsatsız olduğu gerekçesi ile belediye görevlilerince mühürlenmesine rağmen, suç tarihlerinde yapılan kontrollerde mührün bozularak faaliyetine devam ettiğinin tespit edildiği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, mahkemece her ne kadar sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, yapılan incelemede, iş yerinin ilk olarak 10.01.2013 tarihinde mühürlendiği, 01.02.2013 tarihinde mührün bozulduğunun tespit edildiği, bu tarih itibariyle tekrar mühürleme yapılmadığı, daha sonra 10.01.2013 tarihli ilk mühürleme tutanağı esas alınarak, 05.02.2013 tarihinde mühür fekki ve mühürleme tutanağının düzenlendiği, yine işyerinde 26.02.2013, 27.02.2013 ve 02.03.2013 tarihlerinde yapılan kontrollerde mührün bozulduğu belirtilerek mühür fekki tutanaklarının düzenlendiği, 05.02.2013 tarihli mühür bozma eyleminin dava konusu edilmediği, dolayısıyla dosya kapsamında sadece 10.01.2013 ve 05.02.2013 tarihli mühürleme tutanaklarının bulunduğu, mühür fekki tutanaklarının tamamında 10.01.2013 tarihli mühürleme işlemine atıfta bulunulduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 203/1. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun oluşabilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış mühürleme işlemi ve mühürleme tutanağının bulunması gerektiği cihetle, 01.02.2013 ve 26.02.2013 tarihli mühür bozma eylemleri haricinde, 26.02.2013, 27.02.2013 ve 02.03.2013 tarihli mühür bozma eylemlerinden önce suça konu işyerinde usulüne uygun şekilde mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eylemlerin tamamının hükme esas alınarak alt sınırdan uzaklaşılması,
2-TCK'nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy