MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A)Sanık ...’ün; sözleşmeyi ...’a teslim ettiğini, ...’ın sözleşmedeki imza yerlerini ilgililerine imzalatmak yerine, bilgisi dışında kendisinin imzaladığını bilmediğini savunarak suçlamaları kabul etmemesi, hakkında hükmün açıklanmasına karar verilen sanık ...’ın savunmasında, “......'ün ofisinde kurumla ilgili işleri konuşurken bir evrakın eksik olduğunu ... bana söyledi. Bu imzayı bu evrakı ... ve...’ın imza atması gerekiyordu. Ancak kendileri ...'da idi. ... de bana istersen onların yerine imza at. Bu evrak formalite icabı bir evrak biz zaten 8 yıldır birlikte çalışıyoruz dedi. Ben de bunun üzerine bu iki şahsın yerine imza attım..” şeklindeki savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmaksızın tespiti açısından davaya konu sözleşmede taraf olarak yer alan Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir ...' in tanık sıfatıyla beyanlarının alınması; beyanlar ve toplanan tüm delillere göre hangi delil ve beyana neden itibar edildiğinin tartışılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin olunması gerektiğinin gözetilmeyerek, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
B) Kabule göre ise;
1- Sanık ...'ün savunmasında, ...Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatifi' nin muhasebe işlemlerini yürüttüğünü, icra takibini muhasebe alacaklarını tahsil amacı ile başlattığını beyan etmesi, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanık ...'ın da, sanık ...'ün kooperatiften muhasebe alacağının bulunduğunu beyan etmesi karşısında; sanık ...'ün kooperatiften alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne miktarda alacağı bulunduğu hususu araştırılıp, bu hususta kooperatif yetkililerinin dinlenmesi;... İcra Müdürlüğü 2013/3636 E. sayılı takip dosyasının getirtilerek incelenmesi, ilgili evrakların onaylı örneklerinin alınması sonucuna göre, icra takibine konu edilen suça konu sahte sözleşmenin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı kapsamında düzenlenip düzenlenmediğinin ve bu kapsamda TCK'nın 211. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın adli sicil kaydındaki ilamın taksirle yaralama suçuna ilişkin olması karşısında; bu ilamın sanığın suç işleme eğilimini değerlendirmede esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın sabıka kaydına yansıyan suç işleme eğilimi dikkate alınarak bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından bahisle ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve aynı ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy