MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
I. Sanık hakkında 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan dolayı kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı müdafıinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemizin 23.10.2014 tarih, 2014/9095 esas, 2014/17257 sayılı bozma ilamına konu ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/219 esas ve 2012/107 karar sayılı dosyası için düzenlenmiş, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2011 tarih, 2011/587 esas sayılı iddianamesinin, sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin olduğu, bu iddianame ile sanığın sahte fatura kullanma eylemi nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığından zamanaşımını kesmeyeceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihlerden, sahte fatura kullanma suçu için, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/522 esas sayılı iddianamenin düzenlendiği 11.03.2015 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık müdafıinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 Sayılı TCK'nun 66/1-e ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8.maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II. Sanık hakkında 2007 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan dolayı kurulan mahkumiyet hükmüne karşı müdafıinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. ... ... Ltd. Şti yetkilisi olan 2005, 2006 ve 2007 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddia olunan sanığın atılı suçu kabul etmemesi, suça konu faturaları düzenleyen .... … Ltd. isimli şirket hakkında dosya içinde bulunan vergi tekniği raporunun düzenlendiğinin anlaşılması, sahte fatura kullanma suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından, hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, suça konu faturalardan birkaçının asılları veya onaylı suretleri getirtilip incelenerek, Kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi,... ... … Ltd. Şti yetkilileri hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılıp bu dava ile birleştirilememesi halinde, dava dosyaları celp edilip özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile, faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen şirket ile sanığın şirketinin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılarak, tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilip sonucuna göre, hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2. 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy