MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1) Sanığa isnat olunan resmi belgede sahtecilik suçunun suç tarihi, suça konu olan ve sanık tarafından sahte olarak düzenlenip ... İcra Müdürlüğü'nün 2004/6817 esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğu belirtilen suça konu senedin icra takibine konulduğu tarih olacağından, gerçeğin kuşkuya yer bırakmaksızın tespiti amacıyla; mahkemece ... İcra Müdürlüğü'nün 2004/6817 esas sayılı dosyası getirtilip incelenerek, suça konu senedin icra takibine konulduğu tarih belirlenip gerçek suç tarihi tespit edilerek dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği açıklığa kavuşturulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden; mahkemece suça konu senedin düzenlenme tarihi gözüken 27/04/2004 tarihinin suç tarihi olarak kabul edilerek hüküm kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
a) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezaların kişiselleştirilmesinden sonra sonuç cezalar birbirleriyle karşılaştırılmak suretiyle belirlenen sonuç cezaların eşit olması ve hapis cezasının ertelenmesi halinde; 5237 sayılı TCK'nun 51/3. maddesinde öngörülen deneme süresi 765 sayılı TCK'nun 95. maddesinde öngörülen sürelerden daha az ise de; deneme süresinin iyi halli geçirilmesi halinde hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK'nun 51/8. maddesine göre infaz edilmiş sayılacağı, 765 sayılı TCK.nun 95/2. maddesine göre ise, esasen vaki olmamış sayılacağından, 765 sayılı TCK'nun 342/1 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddelerinin 765 sayılı TCK.nun 95/2. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde sonuçları itibariyle lehe olduğu gözetilmeden; mahkemece erteleme yönünden 5237 sayılı TCK'nun lehe olduğunun kabulüyle yazılı biçimde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
b) 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulamasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararıyla birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy