MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Düşme
Sanığa yüklenen suçtan kamu davasına katılma hakkı bulunan şikayetçi vekiline kurumu adına davaya katılmayı isteyip istemediği sorulmamış ise de; şikayetçi vekilinin duruşmalara gelerek davayı takip etmesi ve hükmü temyiz etmesi hususları dikkate alındığında davayı takip etme ve katılma arzusunda olduğu değerlendirilmekle, katılan sıfatını alabilecek olan şikayetçi vekilinin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip aynı Yasanın 237/2. maddesi uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davaya katılan ve Av. ...’nin vekili olarak davaya kabullerine karar verilerek yapılan incelemede; 29.07.2009 tarihli ilk hükümde sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükmün temyiz edilmeksizin kesinleşmesine rağmen adı geçen sanık hakkında dolandırıcılık suçundan yeniden kurulan hüküm hukuki değerden yoksun olup yok hükmünde olduğundan katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyizine hasren dosya incelenip gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri uyarınca; sanığa yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 29.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy