MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- ... Ltd.Şti. yetkilileri olan sanıkların 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullandıkları iddia ve kabul edilen kamu davasında, sanıkların suçlamaları kabul etmedikleri, suça konu fatura içeriklerindeki malları gerçekten aldıklarını ve ödemelerini banka aracılığı ile yaptıklarını beyan ettikleri ve dosyaya bir kısım tahsilat makbuzları sundukları anlaşılmakla gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanıkların kullandığı ve sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen şahıs/şirketler hakkında düzenlenen karşıt inceleme raporlarının tamamının eksiksiz olarak getirtilerek dosya içine konulması; haklarında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılıp açılmadığının, açılmış ise akıbetinin araştırılması; haklarında dava açıldığı bildirilen şahıs/kişilere ait dava dosyaları getirtilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren ve sahtecilikle ilgili olan delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına konulması; faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılıp, karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra toplanan tüm deliller değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Ticaret Sicili kayıtlarına göre sanık ...'in mükellef şirket müdürlüğüne 18.02.2011 tarihinde atandığı, kullanılan fatura tarihlerinin 03.02.2011 ve 28.02.2011 olduğu, 03.02.2011 tarihli faturanın sanığın şirket müdürlüğüne atanmadan düzenleyici firmadan alınmış olduğu anlaşılmakla zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, 213 sayılı Kanun'un 359/b-1 maddesine göre belirlenen temel cezanın 5237 sayılı TCK'nin 43/1. maddesi uyarınca artırılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
b) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy