MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM: Mahkumiyet
Sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davasında, vergi inceleme raporlarında, sanığın 2009 ve 2010 takvim yıllarında iki ayrı mükelleften alıp, KDV indiriminde kullandığı 50 adet faturanın sahte olduğu, faturaları düzenleyen şirketler hakkında sahte fatura düzenleyicisi oldukları ve komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptıklarına dair vergi tekniği raporları olduğunun tespit edildiği, dosya içerisinde mevcut vergi tekniği raporlarının incelenmesinde, ...Ltd. Şirketinin fatura miktarlarındaki alımı ve kapasitesinin olmadığı, bir kısım faturaların matbaa tesliminden önceki tarihlerde düzenlendiğinin, fiilen akaryakıt alımında bulunmadığı ve iş hacminin faturalarda belirtilen miktarla uyumlu olmadığı, yetkilileri hakkında sahte fatura düzenlemekten dava açıldığı; yine sahte faturaları düzenleyen ... Oto Kurtarma...Ltd. Şirketinin sözleşme tarihlerinde adreslerinde olmadıklarının yapılan yoklamalarda tespit edildiği, sevk irsaliyeleri ve ödeme belgelerinin olmadığı ve yetkilileri hakkında dava açıldığının belirtildiği; sahte faturaları düzenlediği belirtilen her iki mükellef yetkilileri hakkında açılan davaların Dairemizin 2016/8753 ve 2017/55 esas sıralarına kaydedildiği bu dosyaların UYAP kayıtları ile birlikte yapılan değerlendirme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanık hakkında suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiillere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümlerde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA, 27.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.