MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, hükmün açıklanması yönünden oyçokluğu, esas yönünden oybirliği ile 16.10.2017 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİDİR
Dairemizin 16/10/2017 tarih, 2016/9374 Es, 2017/6703 Kr sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten muhalifim.
Sanığın TCK'nın 203/1, 62/1, 53. maddeleriyle 5 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına dair Hükmün Açıklanması suretiyle kurulan Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2014 tarih 2014/44 Es 2014/232 Kr sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Sanık hakkında aynı mahkemece 11/09/2012 tarih 2011/238 Es- 2012/709 Kr sayıyla verilen hükmün CMK’nun 231/6 ve devam maddeleri uyarınca açıklanmasına geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/01/2014 tarih 2013/780 Es 2014/26 Kr sayı ile 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 3-a, 52/2 maddeleri uyarınca 2 kez ayrı ayrı ve doğrudan 3000 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükümlere istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeblerle anılan mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 16/10/2017
Full & Egal Universal Law Academy