MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Katılan vekilinin temyiz isteminin katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebine yönelik olup bu taleple sınırlı olarak, sanığın temyiz isteminin ise esasa ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve TCK’nin 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, sanık hakkında tekerrüre esas alınan mahkumiyetin, uzlaşma kapsamına giren suçlara ilişkin olduğu dikkate alınarak; 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK'nin 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip, hakkında söz konusu ilam esas alınarak TCK'nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2011 tarihli 2011/3-167 Esas ve 2011/194 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanığın mahkûmiyetiyle sonuçlanan ceza davasında katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinde, vekil duruşmalara katılmasa dahi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca katılan lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi zorunlu olup, katılan lehine vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından katılana dilekçe ücreti ödenmesi ile ilgili kısım çıkartılarak yerine "Katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1500,00 TL avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.