MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
5271 sayılı CMK’nin kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. maddesindeki “Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; şikayetçi ... 'in suçtan zarar gören olduğu ve hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca şikayetçi ...'in davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Prizma İletişim yetkilisi olan sanığın, katılan adına sahte abonelik sözleşmesi düzenleyerek telefon hattı çıkardığı iddiası ile açılan kamu davasında; suça konu abonelik sözleşmesinin Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş’nin 15/03/2013 tarihli yazısı ile de sabit olduğu üzere alt bayi olan sanığın işyerinde düzenlendiği, 02.12.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre, sözleşmedeki imzanın katılana ait olmadığı ve bu işlemden doğan menfaatin sanığa ait olduğu anlaşıldığından, suçun sübut bulduğu göz önüne alınarak; hükümden önce 19.02.2014 tarih 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek ve değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy