MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın işbu davaya konu suç tarihinden sonra 10.01.2012 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, sabıka kaydında yer alan sair hükümlülüklerin ise tekerrüre esas teşkil edip etmediği karar örnekleri dosya içerisine alınmak suretiyle araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Kabule göre ise;
2-Adli emanetin 2012/1146 sırasında kayıtlı suça konu sürücü belgesi hakkında karar verilmemiş olması yasaya aykırı,
3-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy