MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
25/11/2004 tarihli ilişik kesme belgesinin sanık tarafından ... Noterliğinin 747 yevmiye sayılı ve 26/11/2004 tarihli 61 EL 636 sayılı aracın satış sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında kullanıldığının anlaşılması karşısında suç tarihinin 26/11/2004 olduğu ve bu hususun mahallinde düzeltilmesinin mümkün olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın yetkisi olmadığı halde sahte düzenlenen ilişik kesme belgesini kullanmaktan ibaret eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 356. maddesinde yazılı 'şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik' suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen suç vasfına göre "şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihi olan 26.11.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.