MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda şirket işleriyle babasının tanıdığı ... ... isimli kişinin ilgilendiğini, kendisinin fiilen şirkette hiç bulunmadığını, 2005-2010 yılları arasında Bahçeşehir Üniversitesinde öğrenci olduğunu savunması, ... ... San. A.Ş.’nin muhasebe elemanı ...’nın suça konu çekin ... ... isimli kişi tarafından verildiğini beyan etmesi ve Adli Tıp Grafoloji uzmanı tarafından hazırlanan 01.10.2013 tarihli raporda, senedin çekin ön ve arka yüzündeki el yazıları ve imzalarının, sanığın eli ürünü olmadığının belirtilmiş olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından ... ...’un CMK'nın 48. maddesi dikkate alınıp tanık sıfatıyla dinlenerek beyanlarının tespit edilmesi, gerekirse çekin ön ve arka yüzündeki el yazıları ve imzaların, İlker Karatuyun’a aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, sanığın şirket adına işlemler yapıp yapmadığı, bu amaçla keşide ettiği veya ciroladığı çek, senet veya kamu kurumlarına veya bankalara dilekçe, belge verip vermediği, suç tarihinde öğrenci olup olmadığı hususlarının araştırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK'nın 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında, mahkemece “denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın aynen çektirilmesine” karar verilerek infazın kısıtlanması,
b) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından hiçbir şekilde uygulanamayacağının gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy