MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, mala zarar vermek, hırsızlık iş yeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
I-Mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçunun kamu hizmetine tahsis edilmiş muhtarlık binası hakkında işlenmesine rağmen sanığın TCK'nun 152/1-a maddesi yerine 151/1. maddesi uyarınca cezalandırılması sureti ile eksik cezaya hükmolunması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmemesi ise ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 gün 2013/134 esas 2013/320 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlülüklerinden en ağır olanının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı; sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin bölümünden denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine ilişkin paragrafın çıkartılıp ''cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibareleri yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Oluşa ve dosya içeriğine göre; mağdurun hırsızlık olayını sabah saat 8.00 sıralarında farkettiğini beyan etmesi, sanığın da hırsızlık saatine ilişkin açıklamada bulunmaması, suç tarihinde güneşin saat 05:45'te doğduğunun ve 04:45'ten itibaren gece vaktinin bittiğinin anlaşılması karşısında; eylemlerin gece vaktinde işlendiğine dair delillerin neler olduğu karar yerinde denetime olanak verecek biçimde gösterilip tartışılmadan, kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nun 143/1. ve 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Kabule göre de;
a-Gece vakti işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun 5237 sayılı TCK'nun 116/4. maddesinde ayrı bir suç olarak düzenlendiği gözetilmeksizin sanık hakkında öncelikli olarak TCK'nın 116/2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
b-Hırsızlık suçunun kamu hizmetine tahsis edilmiş muhtarlık binasında bulunan eşyalar hakkında işlenmesi nedeni ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 142/1-a maddesinin de uygulanması gerektiğinin ve gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç isminin ''bina ya da eklentileri içinde muhafaza altına alınmış ve kamu hizmetine tahsis edilmiş eşya hakkında hırsızlık olduğunun'' gözetilmemesi,
c-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartlı salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
d-5237 sayılı TCK'nun 63. maddesi uyarınca sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
e-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı ilamı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy