MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Sanığın, müşteki ...'in kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle sahte olarak düzenlettirdiği kendi fotoğrafını taşıyan sürücü belgesini kullanmak suretiyle, müşteki ...'ın sahibi olduğu işyerinden 15.01.2014 tarihinde araç kiralayarak müştekinin adını kullanarak kira sözleşmesi imzaladığı, kiralama süresinin sonunda araçta meydana gelen hasar nedeni ile bu kez müşteki...'ün adına sahte bono tanzim ettiğinin iddia ve kabul olunması karşısında, suça konu belgelerden sürücü belgesinin aslına ulaşılamamış ve iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının tespit edilememiş olduğu nazara alınarak, sanığın sahte kira sözleşmesi ve bono düzenlemesinden ibaret eyleminin bir bütün halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, iğfal kabiliyetine haiz olup olmadığı tespit edilemeyen sahte sürücü belgesinin de hükme esas alınarak ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.