MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın polis ekiplerini görünce kaçmaya başlaması üzerine yakalandığı, görevlilerce kimliğinin sorulması üzerine, ağabeyi Uğur’a ait nüfus cüzdanını ibraz ettiği, ifadesinin alınması sırasında isminin Ramazan olduğunu hakkındaki yakalama kararından kurtulmak için ağabeyine ait kimliği üzerinde taşıdığını ve tutanağın sanığın gerçek kimlik bilgileri üzerinden düzenlendiği, sahte nüfus cüzdanına göre düzenlenmiş bir belge bulunmadığı anlaşıldığından; TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun’un 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesinde öngörülen soruşturma zamanaşımının, fiilin işlendiği 21/10/2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK'nin 322 ve Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, Kabahatler Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 18/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy