MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Özel Belgede Sahtecilik, Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçu için: Mahkumiyet
Sanık ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçu ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçu için; Beraat
I-Sanık ... hakkında ''resmi belgede sahtecilik'', sanık ... hakkında ise ''muhafaza görevini kötüye kullanma'' suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılanın temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Yüklenen suçların yasal unsurları itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet savcısı ve katılanın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında ''özel belgede sahtecilik'' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılanın temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin ve katılanın yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
1-Sanık ...'ın aşamalardaki tüm beyanlarında, yediemin ücretinin yüksek çıkması nedeniyle depoda muhafaza edilen malların satılması konusunda katılan ile anlaştıklarını ve bu bağlamda suça konu protokolün düzenlendiğini ifade etmesi, katılan ...'ın ise, sanık ... tarafından aylık taksitler halinde kendisine ödeme yapılacağını beyan etmesi ve suça konu belgenin içeriği de dikkate alındığında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 211. maddesinde öngörülen "gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.06.2008 gün 2008/7-133-162 sayılı kararında açıklandığı üzere, koşullu bir düşme nedeni oluşturan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesinin objektif koşulların varlığı halinde, CMK'nin 231/7. maddesi uyarınca diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re'sen mahkemece değerlendirilmesi gerektiği cihetle, kayden engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul etmesi de göz önüne alınarak; hükümden önce, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının gerekçeli kararda tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy