MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanığın, müştekinin kimlik bilgilerini kullanmak sureti ile 15.12.2011 tarihinde ... numaralı telefon hatlarına ait bireysel abonelik sözleşmesini imzaladığı iddia ve kabul olunan olayda, hükümden önce 10.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükmü karşısında; sanığın eyleminin, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa ön ödeme önerisinde bulunarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de:
a) Suça konu sözleşmelerin 15.12.2011 tarihinde düzenlendiği ve suç tarihinin sözleşme tarihi olduğu gözetilmeden karar başlığında suç tarihinin 21.11.2012 olarak gösterilmesi,
b) Tekerrüre esas alınan Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/529 E.-2006/329 K. sayılı ilamının 07.06.2012 tarihinde, dosyaya konu suçtan daha sonra kesinleştiğinden, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
c) Adli emanetin 2013/12981 sırasında kayıtlı suç eşyası ile ilgili karar verilmemesi,
d)5237 sayılı TCK'nin 43. maddesinde, "değişik zamanlarda" ibaresine yer verilmesi karşısında, aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, ancak belge sayısının TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği gözetilerek; mağdur adına aynı tarihte 2 adet sahte abonelik sözleşmesi düzenlenmesi eyleminde, zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı halde TCK'nin 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
e) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
f) Sanık hakkında TCK’nin 62. maddesi gereğince indirim yapılırken sonuç cezanın 1 yıl 15 gün yerine 12 ay 15 gün hesaplanmak suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy