MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık ...’ın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ... adına düzenlenen sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle motorlu taşıtlar sürücü adaylığı sınavına girdiği, suça konu cevap kağıdı üzerinde işaretlemelerde bulunduğu, sınav devam ederken görevlilerce yapılan kimlik kontrolünde durumun fark edildiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; dosya içerisinde ... adına düzenlenen sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanı aslının bulunmadığı, salon başkanı ve gözetmen tarafından düzenlenen 02.11.2013 tarihli tutanağa göre, ...’e ait cevap kağıdı ve sınav giriş belgesindeki fotoğrafların farklı olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği ve sanık ...’ın 28.03.2014 tarihli oturumdaki sorgusunda; ...’in sınav giriş belgesi ve kimliğini aldığını, bu kimliğin üzerine kendi resmini yapıştırdığını ve bu şekilde soruları cevaplamaya başladığını söylemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sınav giriş belgesi, nüfus cüzdanı aslı, ... adına düzenlenen tüm kurs evraklarının asıllarının temin edilmesi, adli emanetin 2014/313 sırasında kayıtlı bulunan sınav cevap kağıdı aslının incelenmesi, sınav giriş belgesi, nüfus cüzdanı ve sınav cevap kağıdında bulunan fotoğrafların sanıklardan hangisine ait olduğunun tespit edilmesi, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2014 tarihli iddianamesinde, sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanında yapılmış sahtecilik eylemlerinin anlatılıp anlatılmadığının tartışılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi; belirtilen belgelerin sahte olmayıp eylemin yalnızca sınav cevap kağıdının doldurulmaya başlamasından ibaret olması halinde ise, suça konu sınav cevap kağıdının tamamlanıp görevlilerce imzalanmamış olması nedeniyle belge niteliğini kazanmayacağı, sanığın fiilinin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesi kapsamında kalacağı gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 09.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy