MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın yanında bulunan ve kimliği tespit edilemeyen, bir kadın ile birlikte muhtarlığa giderek, eşi olduğunu söyleyip nüfus cüzdanı talep belgesi alarak, nüfus müdürlüğünden nüfus cüzdanı çıkarttırmak istediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın muhtarlıktan nüfus cüzdanı talep belgesi alarak, nüfus müdürlüğünde düzenlenen nüfus cüzdanı talep belgesini imzaladığı, nüfus müdürlüğünün de ... ismi ile ... seri numaralı nüfus cüzdanını düzenlediği anlaşılmakla, sanığın nüfus cüzdanını teslim almamış olmasının suçun tamamlanmasını engellemediği, dolayısıyla suçun tamamlandığı anlaşılmakla, TCK’nin 35. maddesindeki teşebbüs şartları oluşmadığı halde bu maddenin uygulanması ve sanığın fiilleri zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu halde hakkında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın doğrudan para cezası olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden şartları oluşmadığı halde tekerrür hükümlerinin uygulanması, yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın CMK'nin 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktarın altında kalması nedeniyle hazine yerine sanığa yükletilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile “sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına” ibaresinin çıkartılarak, “hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 324/4. maddesi gereğince hazineye yükletilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 24/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.