MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
A-Katılan kurum vekilinin sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Yokluğunda verilen kararı usulüne uygun şekilde 24.04.2014 tarihinde tebliğ edilen hükmün, katılan vekili tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 08.05.2014 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından; yasal süresinden sonra yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B-Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
1-Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu belgelerin asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, aldatma kabiliyeti hususunda gözlem yapılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.