MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında, ... adına düzenlenen nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle sahtecilik yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasında; Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı kararında da, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması, aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği belirtilmiştir. Bu noktada sahteciliğe konu olan belgenin aldatma yeteneği olup olmadığının tartışılması ve belirlenmesi öncelikle yargılamayı yürüten mahkemeye ait olup, hakim olayın çıkış, oluş ve akışını, düzenlenen belgelerle yapılan işlemleri göz önüne alarak, sahteciliğin kolaylıkla anlaşılıp anlaşılamayacağını bizzat saptamalı ve sonucuna göre belgelerde aldatma yeteneği olup olmadığını takdir ve tespit etmelidir, dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde; belge üzerindeki soğuk damga izinin belirsiz olduğu ve fotoğraf üzerine sirayet etmediği, fotoğraf değişikliği suretiyle yapılan sahteciliğin ilk bakışta kolaylıkla fark edildiği ve aldatma niteliğine sahip olmadığı, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz talepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.