MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Memurun resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
1- Sanık ...’in UYAP aracılığı ile MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydında hükümden sonra 03.05.2016 tarihinde öldüğü belirtildiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca hakkındaki kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
2- 26.11.2008 tarihli iddianamede gümrük müşaviri ve müşavir yardımcısı olan sanıkların, 10.12.2002 tarihinde vefat eden gümrük müşaviri...’in daha önceden boş halde imzaladığı gümrük beyannamelerini,...’in kullanıcı adı ve şifresini de kullanmak suretiyle vefatından sonraki tarihlerde doldurup işleme koyduklarının iddia olunması, sanıkların aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek, bu beyannamelerin daha önceden hazırlandığını, suç kasıtlarının bulunmadığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi amacıyla, sanıkların...’in imzası olmadan da bu belgeyi düzenleme yetkilerinin bulunup bulunmadığı araştırılıp, ölen...’in imzası olmasa bile sanıklar tarafından da bu beyannamelerin düzenlenebileceğinin tespit edilmesi halinde eylemlerinin sonuca etkili olmayıp, "faydasız sahtecilik" niteliğinde olduğunun kabulü gerekeceği, yine beyannamelerde belirtilen işlemlerin gerçekte yapılıp yapılmadığı araştırılıp 5237 sayılı TCK'nın 211. maddesi kapsamında "gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan lehe yasa karşılaştırması yapılarak sonucunda 765 sayılı TCK hükümleri lehe kabul edilip buna göre karar verildiği halde, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilerek karma uygulama yapılması,
4- Mahkemenin 30.07.2010 tarih, 2018/823 Esas, 2010/684 sayılı kararıyla sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunduğu, bu kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.05.2013 tarih ve 2013/7550 Esas, 2013/8881 sayılı kararıyla bozulduğu ve sanık lehine ceza miktarı yönünden kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.