MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5816 sayılı Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 32/1. maddesi kapsamında fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığının veya aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca “fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığının” kontrolü bakımından, akıl hastalıkları hastanesine ya da Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine sevk edilip muayene ettirilerek, suç tarihinde işlediği ileri sürülen suça ilişkin anılan maddeden yararlanıp yararlanamayacağı noktasında sağlık kurulu raporu alınması ve sonucuna göre:
a- Durumunun TCK'nın 32/1. maddesi kapsamında olduğu saptanırsa; ceza verilmesine yer olmadığına karar verilip, güvenlik tedbirine hükmedileceği;
b- Aynı maddenin 2. fıkrası kapsamında olduğu saptanırsa cezaya hükmolunup cezadan indirim yapılabileceği ve sanık hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilebileceği,
c- Durumunun anılan madde kapsamında olduğu ancak sanığın fiilleri işlemediği anlaşılırsa sanığın beraatine karar verilmesi gerekeceği ve bu durumda güvenlik tedbirine hükmedilemeyeceği,
Gözetilmeden, yeterli olmayan raporun hükme esas alınması ve açıklanan yasal gereklere uygun biçimde sanığın suçu işleyip işlemediğine ilişkin mahkemenin ulaştığı kanaat açıklanmadan dosya içeriğindeki bilgiler özetlenerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Kabule göre de; Yargıtay bozma ilamının sanığın lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.