Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27.04.2017 tarih ve 2017/1211 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.05.2017 tarih ve KYB-2017/28797 sayılı ihbarname ile;
Özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...’ın beraatine dair İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2011 tarihli ve 2009/1478 esas, 2011/799 sayılı kararının Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 05/11/2015 tarihli ve 2015/3249 esas, 2015/4695 sayılı ilamı ile onanması sonucu kesinleşmesini müteakip, katılan tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebi husunda karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 20/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik itirazın keza reddine dair İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/01/2017 tarihli ve 2017/16 değişik iş sayılı kararının "Katılan vekili tarafından 09/09/2016 tarihinde İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesi’ne hitaben yazılan dilekçe ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmasını müteakip, ilk hükmü veren 29884 sicilli Hakim tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23/3. maddesi kapsamında yeni hakim görevlendirilmesi talebi üzerine, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/09/2016 tarihli ve 2016/575 değişik iş sayılı kararı ile görevlendirilen 35265 sicil numaralı Hakim Elif Efe tarafından verilen 20/12/2016 tarihli ek karar ile katılan vekilinin dilekçesinde belirttiği sebeplerin yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden olmadığı, mahkeme hükmünün Yargıtay onama ilamı neticesinde kesinleştiği ve katılan vekilinin talebinin 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinde düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz yetkisinin kullanıp kullanılmayacağını değerlendirmesi gerektiği, bu işlemin de mahkemenin asıl hakimince yerine getirilmesi gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmuş ise de,
Katılan vekili tarafından 09/09/2016 tarihinde İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesi’ne hitaben yazılan dilekçe ile sanığın beraatine esas teşkil eden Adli Tıp Kurumu raporunu tanzim eden başkan ve üyelerin, kararı onayan 21. Ceza Dairesi üyelerinin ve yargılama sırasında sanığın avukatılık görevini üstlenen sonrasında hakim olan kişinin, Feto/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan tutuklandıklarını, hükme esas alınan belgenin sahte olduğunun sonradan ortaya çıktığı iddiası ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu nazara alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesinde ki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesince görevlendirilen hakim tarafından, katılan vekilince 09/09/2016 tarihli dilekçe ile yapılan yargılamanın yenilenmesi talebi hakkında, 5271 sayılı 314. maddesi kapsamında talebin esasına ilişkin bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulduğu nazara alınarak, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmekle, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 20.12.2016 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.01.2017 tarih ve 2017/16 Değişik İş sayılı kararının, CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ikmaline, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 16.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy