MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanıklar ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan; mahkumiyet
Sanıklar ... ve Yılmaz Uğurli haklarında görevi kötüye kullanmak suçundan; beraat
A- Sanıklar ... ve ... hakkında “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesi:
Sanıklara yüklenen suçun cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde düzenlenen asli dava zamanaşımının, son kesici işlem olan sanıkların en son sorgusunun yapıldığı 16.9.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B- Sanık ... hakkında “ Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesi:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suçu TCK'nin 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmaması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK’nin 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, bu ibareden sonra gelmek üzere, ayrıca hüküm fıkrasına, “5237 sayılı TCK'nin 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere 3 yıl 1 ay 15 gün süreyle 53/1-a maddesinde gösterilen hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresi eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.