MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın katılana olan borcunu ödemek maksadıyla beş adet bonoyu sahte olarak düzenleyip cirolayarak katılana verdiği bu şekilde zincirleme özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında;
1-Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, Yargıtay İBK'nin 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı kararında da açıklandığı üzere, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin de mahkemeye ait olduğu gözönüne alınıp, suça konu bono asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığı yöntemince tartışılarak, belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulması,
2-Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/606 Esas, 2012/161 karar sayılı dava dosyasının getirtilip incelenerek hükme esas alınan 12/04/2011 tarihli bilirkişi raporunun onaylı örneği ile bu davayı ilgilendiren diğer belgelerin onaylı suretlerinin dosya içine getirtilmesi,
3-Sanığın suç tarihi öncesi ve sonrasına ait tatbike medar imza ve yazı örneklerini içerir belge asıllarının bulundukları yerlerden getirtilerek, huzurda alınacak el yazısı ve imza örnekleri ile birlikte suça konu bonolardaki ön ve arka yüzündeki tüm yazı, rakam ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda uzman bir kurum veya kuruluştan bono asılları üzerinden inceleme yaptırılarak rapor alınması, Toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.