MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Cumhuriyet savcısının temyizinin, sadece resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik olduğu kabul edilerek, bu suçla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
1- CMK’nin 217. maddesinin 1. fıkrasında, “Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir” hükmünün öngörüldüğü; sanığın sahte olarak düzenlediği iddia olunan çeklerin, hem suçun konusu hem de delili olduğu; suç konusu çeklerin elde edilememesi halinde suçun konusu bulunmadığından sahtecilik suçunun oluşmayacağı dikkate alınarak; katılan ...’dan, sanığın sahte olarak düzenlendiği ileri sürülen çeklerin mevcut olup olmadığının, mevcutsa nerede olduğunun, bu çekler nedeniyle hakkında bir icra takibi yapılıp yapılmadığının sorulması; varsa çeklerin asıllarının getirtilerek;
a) Duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması; çeklerin sanığa gösterilerek, bu çekleri kendisinin düzenleyip düzenlemediğinin, çeklerdeki yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylediğinde, çeklerdeki yazı ve imzaların katılana veya sanığa ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
b) Suç konusu çekleri lehtar olarak ve ciro yolu ile alan kişiler tespit edilerek bu kişilerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, kendilerinden bu çekleri sanıktan alıp almadıklarının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre;
a) TCK’nin 204/1 ve 43. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince altıda bir oranında indirim yapılması sırasında hesap hatası yapılarak sonuç hapis cezasının 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 1 ay olarak eksik tayin edilmesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı uyarınca yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.